Pazar, Aralık 18, 2005

MEKSİKA POLİSİ...

Ne haftaydı ama kendime yeni geldim. Hoş bakılmamış 250'ye yakın mail var ama yine de iyiyim. Başta sakindi gerçi, fakat Orhan Pamuk davasının arefesinden itibaren yoğunlaştık. Hele dava günü inanılmazdı.

Sabah erken gelince davaya ben gittim. Şişli Adliyesi yer itibariyle hiç çalışmak istemediğim bir yer. Yolun ortasında çünkü... Yüzlerce haberci hepi topu 2 metre genişliğindeki bir kaldırımda sıkış tepiş görev yapmak zorunda kaldı. Bir yanda yağmur, bir yanda ülkücüler, bir yanda yurtseverler, bir yanda polis. Küçücük bir kapının her iki yanında güvenlik önlemi almaktan aciz - ki bence kasıtlılardı - İstanbul Polisi.

İşleri güçleri habercileri itelemek,, polemiğe girmek,, laf sokmak,, aşağılamaya çalışmak. Karşı kaldırımda amaçlarının ne olduğu belli onlarca insan var gitsene oraya. Hepsinin tipi bıyık itibariyle meksikalı. Adamlar eylem koyacak kardeşim besbelli. Yahu benimki de laf... Neden gitsin ki... Aynı yerde formatlanıyorlar,, bu nedenle de tehlikeli görmüyorlar. Peki kim tehlikeli? Elinde fotoğraf makinesi, mikrofon, kamera olan,, kolay hedef,, haber emekçileri. Gözlerinin önünde kaç haberciyi tartakladı eylemciler. Ama hiç birşey yapmadan baktılar. Trene bakar gibi...

Suçlu bir polisin davası görülüyor olsa meslekdaşları bölgeyi değil insandan,,, canlıdan arındırır,, ama iş "Pamuk" olunca nedense olmadı. Girişi ayrı olaydı. Ne vatan hainliği kaldı ne şerefsizi ne de annesinin iffeti. Ama yok... O kadar amir memur birinin aklına gelmedi kaldırımı boşaltmak.Bir saat boyunca bilenerek ve sayıları artarak bekledi kalabalık.

Mahkemeden daha çıkmadan, habercilerin her hareketlenmesini tüyo kabul edip hazır sloganları başladılar sıralamaya. Küfürler Avrupa Parlamentosundan gelen delegasyona gitti.Neyse uzatmayalım Pamuk dışarı bir çıktı iki metre ötesinde göstericiler. Pamuk'un yüzü kireç gibi oldu korkudan. Nasıl kormasın ki. Yüzlerce polisin aldığı güvenlik önlemine rağmen !!! aracı önce yumurta yağmuruna tuttular. Ardından koruma altındaki aracın önünü kesip yumruklamaya başladılar. Eğer daha da fanatik biri olsaydı aralarında iddia ediyorum silahı çekip vurabilirdi de. O kadar kolaydı yani...

Şimdi aramızda Pamuk'u seven de olabilir sevmeyen de. Ama bence bir devlet ya da devletin bir organı,, "vatandaşına göre muamele" yapmamalı. Suçlu ya da suçsuz...Sapla samanı ayıramayan insanların yönlenmesine,, "oh,, iyi oldu vatan hainine" demesine ön ayak olmak çok kötü çok...

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home

Ad:
Konum: İSTANBUL, ŞİŞLİ, Turkey

Powered by Blogger

Google